Beşiktaş seyircisi dün gece Q7 ile keyifli bir Dolmabahçe turu attı. Shuster, öyle başa böyle tarak misali, rakibin kalitesi nedeniyle 5 hücumcuyla sahaya çıktı. Maç, Beşiktaş için kolay geçti. Quaresma beklentilere cevap verdi. Sağdan soldan salvolarla rakipleri eksiltti, kaleyi hem kendi denedi, hem arkadaşlarına denetti… Bu stili özlemişiz. Ayrı bir parantez de Nihat’a ve İbrahim Üzülmez’e açmak gerekiyor… İyi bir Nihat, hem futbolu hem de ağabeyliğiyle Beşiktaş’a çok şey katar. Üzülmez ise bildiğimiz gibi, bıraktığı yerden… Kısacası Beşiktaş, beklenen transferlerin de takıma girmesi ile bu sezon çok farklı bir çizgide olacak…
Stadyum’da can güvenliği yok…
Vikingur maçının devre arasında Kapalı tribünün göbek kısmından, Eski Açık tribüne doğru bir kovalamaca başladı. Tabi o kalabalıkta düşenler, kalkanlar, yaralananlar oldu. Kavga yaklaşık 10 dakika sürdü. Kesici aletler de işin içerisindeydi… Tuvaletlerin aynaları kırılarak parçaları bıçak olarak kullanıldı… Birkaç kişinin elinde de kelebek diye tabir edilen bıçaklar vardı... Kavganın yaşandığı bölgede bulunan locada yeni transfer Hilbert vardı. Gözleri korkudan fal taşı gibi açılmıştı. Adam içinden muhtemelen, “Ben nereye geldim?” diye geçirmiştir. Bütün bunlar yaşanırken ortalıkta ne resmi, ne de özel tek güvenlik görevlisi yoktu. Hatta güvenlik görevlileri maç boyunca tribünde yoktu. Oysa Beşiktaş Kapalısı her an bir olayın çıkmasına gebe. Bu durum nasıl görmezden geliniyor, güvenlik neden tribüne sokulmuyor anlamak mümkün değil. Türkiye'nin en iyi taraftarı o statta takımını coştururken, aradaki çürükleri temizlemek bu kadar mı zor? Zamanında “Ölüm Stadı” diye manşet atanlara çanak tutmaktan başka bir şey değil…
Koridorlar zindan gibi…
Kapalı’da alt tribün ile üst tribünün bağlantısını sağlayan koridorlar adeta zindan gibi. Işıklar yanmıyor, güvenlik yok. Dünkü kavga orada devam etti. Yönetim bu duruma el atmaz ise, o karanlık ve güvenliksiz koridorlar daha çok meydan muharebelerine sahne olur…
Kapılar neden kapalı?
İnönü Stadı’nda anlam veremediğimiz bir uygulama var. Maça girdiniz –ki ayrı bir zulüm olan giriş kapılarını başka bir yazıya bırakıyoruz- oldu ya devre arasında ya da maçın her hangi bir bölümünde çıkmak istediniz. Hastanız var, acele bir işiniz var ya da dışarıdan kötü bir haber aldınız. Çıkmanız mümkün değil. Üst tribünde önünüzde demir sürgülü kapılar var ve 85. dakikaya kadar kapalı duruyor. Bu süre içerisinde o kapıların yakınında ya da uzağında bir görevli bulmanız da mümkün değil… Öylece beklemek durumundasınız… Tabi 85. dakikada açılan yerler de bildik kapılar değil. Tek bir turnike… Koca tribün için tek bir turnike ve tek tek çıkış yapılıyor. Turnikenin önünde ise, 5 dakika erken çıkmak isteyen yüzlerce taraftar… Tabi bu durumda erken çıkmak da mümkün olmuyor.
Yönetim mi ilgilenecek, İstişare Heyeti mi?
Bu, gerçekten dikkate alınması gereken çok ciddi bir konu… Toplu katliamlara, yaralanmalara, ezilmelere, kısacası üzücü olaylara mahal vermemek için, yarın “Keşke” dememek için, ivedilikle, çıkış kapılarının ve koridorların durumu iyileştirilmelidir. Güvenlik konusuna çok önem verilmelidir. Bu durum hem İstanbul emniyetini, hem BJK Yönetimini, hem de BJK Tesisler ve Güvenlik İstişare Heyeti’ni yakından ilgilendirmektedir. Bu durum sizlerin görev alanınız içerisinde değilse kimin görev alanı içerisinde? Lütfen Dikkat!!!
Ergin Aslan / Serencebey
|