Camianın beklediği Quaresma transferi nihayet gerçekleşti. Taraftar, şampiyon olduğumuz sezonun sonunda düzenlediği kutlamaların birinde Querasma’yı nasıl istediğini tezahüratlarla başkana anlatmıştı… Tabi, taraftarın beklentisine cevap vermek önemliydi…
Carew’den sonra başkanın transferde yaptığı ikinci doğru hamledir… Gerçi bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir…
Uzun yıllar tribünlerin beklentilerine cevap veremeyen ve sürekli bir restleşme halinde olan Başkan Yıldırım Demirören, Quaresma transferiyle belki de kendince ilk adımı atmış oldu. Tribünleri yok sayan, “Hesabı yalnızca kongre üyelerine veririz” diyen yönetim anlayışının Beşiktaş’ta maya tutmayacağı aşikârken, başkan bu tavrında ısrar ediyordu.
Şimdi Quaresma’dan bir İlhan Mansız, bir Pascal Nouma yaratma zamanı… Bu camianın kendisiyle özdeşleştireceği bir futbolcuya ihtiyacı var. Golden sonra formasındaki Beşiktaş armasını öpen, kanatlarını kartal gibi açıp Kapalı tribüne doğru koşan, kalecisine horozlanıldığı zaman, taaa forvetten koşarak gelip rakibi sindirecek bir Beşiktaşlı’ya ihtiyacı vardı. Bunları Quaresma’ya anlatacak, onu doğru yönlendirecek, Quaresma markasını maddiyata dönüştürecek, Avrupa görmüş bir Türk’e ihtiyaç var. Yönetimin bunu yapamayacağı aşikâr. Gün itibariyle, formalarda, forma sponsorlarında problemler var. Türk futbol tarihinin en önemli transferini çok doğru kullanmak gerekiyor. Umarım her şey doğru yapılır da bizler de tribünde keyifle Quaresma’yı ve Beşiktaşımız’ı izleriz…
Çünkü zihniyet şu; “Ben yönetim kuruluyum, sen benim üstümde misin. Cezayı keserim, seni gönderirim”… Maalesef böyle bir ego tatmin ihtiyacı var Beşiktaş yönetim kurulunun. Umarım bunu Quaresma üzerinde de denemezler. Umarım Quaresma’nın ismini kâğıda yazamayacak olan birçok yönetici, Quaresma’ya “gider” yapmaz medya önünde… Her konuda “Aman ben söyleyeyim, aman ben bilineyim, aman herkes beni tanısın” diye kameralar önünde birbirini çekiştirme yarışında olan yönetim kurulu üyelerine bu konuda birilerinin bir şey söylemesi gerekiyor.
Quaresma, Beşiktaş’ın yıllardır beklediği beyaz atlı prenstir. Takımın topal yeri “kreatif futbol” ihtiyacını fazlasıyla karşılayacaktır. “Yok, efendim koşmuyor, yok efendim, savunmaya yardım etmiyor…” gibi, klasik Türk futbol yorumculuğuna kapıların ve kulakların kapatılması gerekiyor.
Beşiktaş’ın kadrosu bu ülkenin en iyi savunmasını yapacak kapasiteye ve oyunculara sahip… Varsın Quaresma da savunmaya yardım etmesin… O sadece kendi işini yapsa, Beşiktaş’ı Mayıs ayına 3 kulvarda da iddialı sokar…
Rakamlar eğer borsaya bildirildiği gibiyse gerçekten çok çok başarılı bir transfer. Emeği geçen başkan ya da yönetici, her kimse teşekkür ederiz… Geriye bakıyoruz da tam 6 yıl olmuş… Gerçekten de kedi olalı bir fare tuttular. Sadece transferde değil, her türlü icrada bunun devamını bekliyoruz…
Serencebey
|